Gribal Enfeksiyon | KBB Merkezi

Gribal Enfeksiyon

Grip nasıl bir hastalıktır?

Grip asıl olarak solunum yollarında yerleşen Influenza A, B ve C virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden; toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden bilhassa kış mevsiminde salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır.

Grip virüsünün özellikleri nelerdir?

Bir RNA virusu olan influenza virusunun aslında A, B ve C olmak üzere sadece üç antijenik tipi vardır; bu virusların yüzyıllardır epidemilere ve pandemilere yol açabilmelerine olanak sağlayan en önemli özellikleri sık antijenik değişime uğrayabilmeleridir. Antijenik değişim esas olarak virusun yüzeyinde bulunan, konak hücreye tutunma ve böylece infeksiyonun başlatılmasından sorumlu olan hemaglütinin (H) ve nöraminidaz (N) adlı glikoproteinlerde gerçekleşir.Bu değişim, bazen virus genomunda küçük boyutlu değişimler (nokta mutasyonlar) ile her yıl ya da birkaç yılda bir kendini gösterir ki bu düşük düzeydeki antijenik farklılık o toplumla sınırlı salgınlara yol açar. Ancak bazen bu değişim o kadar büyük boyutta ortaya çıkar ki yeni virusa karşı çapraz bağışıklık olmadığından hastalık hızla tüm dünyaya yayılarak pandemilere yol açar. Küçük antijenik değişimler her üç influenza virusunda görülürse de (en stabil olanı influenza C virusudur) büyük antijenik değişimler bugüne kadar sadece influenza A virusunda gözlenmiştir ve influenza A virusunun bu değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan 15 HA ve 9 NA alt tipi saptanmıştır. 9-39 yıllık periyotlarda major antijenik değişim ortaya çıktığından pandemi yapıp bir çok ülkede aynı anda milyonlarca kişiyi hastalandırmaktadır. 1889’dan bu yana en az 5 pandemi yaşanmıştır. 1918-1919 pandemisi sırasında milyarlarca kişi hastalığa yakalanmış ve yaklaşık 25 milyon kişi ölmüştür.

Nezle, soğuk algınlığı ile grip arasındaki fark nedir?

Benzer yakınmalarla kendini belli eden ancak hastalığın daha hafif seyrettiği ve genellikle ayakta atlatılan nezle ve soğuk algınlığından farklı olarak grip, dünya çapında büyük salgınlara, toplu ölümlere, büyük oranda iş gücü kayıplarına yol açabilen ağır bir hastalıktır.

Grip nasıl bulaşır?

Virüsü taşıyan hasta kişilerin solunum yolu sekresyonlarıyla ve bunlarla bulaşmış eşyalar vasıtasıyla yayılmaktadır. Çok kolay bulaşmakta ve hızla yayılmaktadır. Özellikle okullar, yurtlar, kışlalar, kahvehaneler, huzur evleri gibi kalabalık ve topluca yaşanan ortamlar hastalığın yayılmasında önemli rol oynar. Özellikle ağız ve burun akıntılarının bulaştığı ellerin temizlenmesi, öksürüp aksırırken ağız ve burunun damlacıklar çevreye sıçramayacak şekilde kapatılması hastalığın bulaşmasını azaltacaktır.

Grip salgınları nasıl meydana gelir?

Salgınlardan korunmak toplumda aktif yaşayanlar için çok zordur. Salgınlar sırasında ilk atakta genellikle arkadaşlarından mikrobu alan okul çocukları hastalanmakta bunu izleyen ikinci atakta ise çocuklarından mikrobu alan erişkinler hastalığa tutulmaktadır. Salgınlar genellikle 5-7 hafta dolaylarında kendiliğinden sınırlanmaktadır. Kuzey yarım kürede sıklıkla kış aylarında (Kasım-Mart) görülmektedir.

Sidney Gribi, Rus Gribi, Çin Gribi farklı hastalıklar mıdır?

Bunların hepsi de Influenza A virüsünün neden olduğu salgınlardır. Hastalığın belirtileri aynı olup sadece şiddeti ve yaygınlığı değişmektedir. Bunun nedeni ise virüsün antijenik yapısında meydana gelen değişikliklerdir. Hemen her yıl oluşan minör değişikliklere ek olarak 9-39 yıllık periyotlarla major değişimler olmakta ve buna bağlı olarak toplumda gribe karşı var olan dirençten etkilenmeyen virüs pandemilere yol açmaktadır. 16 yüzyıldan bu yana 10′ dan fazla pandem1i yaşanmıştır. 1918 pandemisi sırasında 25 milyon kişi ölmüştür. Pandemiye yol açan yeni antijenik yapılı virüsün ilk görüldüğü yere izafeten Rus gribi, Çin gribi, Honk Kong gribi, Sidney Gribi şeklinde adlandırma yapılmaktadır.

Hastalık kimlerde daha sık ve ağır seyreder?

Düzensiz yaşam,
Alkol alımı,
Sigara,
soğuk maruziyeti hastalığa yakalanma riskini artırmaktadır.
Bilhassa bebekler, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda (kalp hastalığı, astım, kronik bronşit, bronşektazi, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, AIDS, kan hastalıkları) ağır seyretmekte ve ölümlere neden olmaktadır. Direnci yüksek erişkinler için ölüm çok nadirdir.

Hastalığın belirtileri nelerdir?

Hastalık bulaşmayı takiben 1-3 günde üşüme, titreme, ateş, halsizlik, kırgınlık, iştahsızlık, boğaz ve baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, bulantı, genizde dolgunluk ve akıntı, gözlerde yanma kızarıklık, burun akıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bulantı, kusma görülebilir.

Bu belirtiler sadece grip hastalığında mı görülür?

Hayır. Nezle, farenjit, anjin, bademcik iltihabı, sinüzit, larenjit, bronşit, zatürree vb gibi bir çok solunum yolu enfeksiyonları sırasında benzer yakınmalar olabilir.

Benzer şikayetlere neden olan diğer hastalıklardan ayrılması gerekir mi?

Evet. Bu çok önemlidir. Çünkü tedavi buna göre yapılacaktır. Örneğin: kriptik bir tonsillit olgusunda penisilin uygulanması mutlaka gerekli iken gripte bunun hiç faydası yoktur.

Grip için doktora gitmeli miyim? Yoksa evde kendi kendime tedavi olabilir miyim?

Yukarıda sayılan belirtiler ortaya çıktığında öncelikle bunlar gribe bağlı mı yoksa diğer hastalıklardan birisi olabilir mi? Bunun anlaşılması için hastanın bir hekim tarafından değerlendirilmesi uygun olur. Bu yapılmadığı taktirde bazen gereksiz yere zaman kaybedilmiş ve antibiyoterapiye geç kalınmış olur. Bilhassa belirtilerin şiddetli, ateşin çok yüksek olduğu ve hastanın genel durumunu bozup, beslenmesini, istirahatini engellediği hallerde ve ateşin 3-4 günlük istirahata rağmen düşmediği ya da düştükten bir iki gün sonra tekrar yükseldiği durumlarda hekime mutlaka başvurulmalıdır. Yaşlılar, kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastaları ve vücut direncini bozan diğer süreğen hastalığı olanlar (AIDS’liler, kan hastaları vb..) ise grip belirtileri başlar başlamaz hekime başvurmalıdırlar.

Antibiyotik kullanmalı mıyım?

Grip için antibiyotik kullanılmaz ve faydasızdır. Ancak, griple karışan ve bazen griple birlikte ve ona bağlı ikincil olarak ortaya çıkan zatürree, kulak iltihabı, bademcik iltihabı gibi durumlar söz konusu ise antibiyotik kullanılmalıdır.

Koruyucu olarak antibiyotik verilmeli midir?

Hayır. Herhangi bir bakteriyel iltihap olmadan koruyucu olsun diye griplilere antibiyotik verilmemelidir. Faydasız olduğu gibi dirençli bakterilerle iltihaplanmalara zemin hazırlayabilir.

Tedavisi nasıldır?

Grip hastalarında istirahat edilmesi, bol sıvı alınması, ağrı kesici ve ateş düşürücüler ile solunum yolu sekresyonlarını ve irritasyonunu giderici ilaçların kullanılmasıyla yakınmaların kontrolü mümkündür. Ancak, bilhassa çocuklarda aspirin kullanılmamalı diğer ateş düşürücüler tercih edilmelidir.

İstirahat şart mı?

İstirahat çok önemlidir. Bu hem hastanın daha kısa zamanda iyileşmesini ve tehlikeli, ölümcül komplikasyondan korunmasını temin eder; hem de etrafına hastalığı yaymasını önler. İstirahat sırasında kaybedilen iş günü, istirahat edilmediğinde görülebilecek komplikasyonlar ve diğer kişilere hastalığın bulaşmasıyla ortaya çıkan kayıplarla karşılaştırıldığında çok daha ekonomiktir. Hastaların izolasyonu gerekli değildir. Hastaların solunum sistemine ait akıntıları temizlenmeli ve ortamdan uzaklaştırlmalıdır.

Okulların kapatılmasının salgını kontrol altına alınmasında bir yararı yoktur. Çünkü okulda bulaşma olduysa, pek çok öğrenci inkübasyon periyodunda olabilir. Okulların kapatılmasını nedeni hastalık nedeniyle devamsızlığın çok yüksek olmasıdır.

İlaç kullanmasam olmaz mı?

Hastalığı ilaç kullanmadan atlatacağım diye bu tür rahatlatıcı ilaçlardan kaçınmanın gereği yoktur. Çünkü yakınmalar hasta için oldukça ızdırap verici ve yaşamı zorlaştırıcıdır.

Grip hastalığına yönelik tedavi yok mudur?

Grip hastalarında sıklıkla kullanılan ilaçlar hastalığı tedavi etmek amacıyla değil; hastanın yakınmalarını düzeltip onu rahatlatmak amacıyla kullanılmaktadır. Doğrudan grip virüsüne karşı etkili bazı ilaçlar da vardır. Ancak, yarar-zarar hesabı yapıldığında bunların her grip geçiren kişiye uygulanması yerine, gribe bağlı komplikasyonların görülme ihtimali fazla olan risk grubu hastalara verilmesi daha doğrudur. Kemoprofilaksinin tercih edildiği durumlar şunlardır;

– Grip salgını başladıktan sonra aşı olan, henüz bağışıklık geçirmemiş risk grupları,
– Aşı yapılmasına rağmen bağışıklık yanıtı vermeyen immün yetmezliği olan kişiler,
– Yüksek riskli gruba hizmet veren sağlık personeli.

Gribin korkulan komplikasyonları nelerdir?

Gribin en korkulan komplikasyonu, hastalığa ikincil olarak zatürre gelişmesidir. Ayrıca;

-bronşit,
– sinüzit,
– kulak iltihabı,
– bademcik iltihabı,
– ensefalit vb komplikasyonlar da gelişebilir.

Hastalığın ağır seyrettiği kişiler, yaşlı ve kronik hastalığı olanlar ve 3-5 günlük ateşli dönemin ardından düzelme periyoduna girip daha sonra tekrar ateşi yükselip hastalananlar mutlaka bu komplikasyonlar açısından bir hekim tarafından değerlendirilmelidirler.

Grip kimlerde ağır seyreder ve ölümcül olabilir?

Grip açısından yüksek risk taşıyanlar

– 65 yaşın üzerinde yaşlı kişiler,
– kronik kalp, akciğer hastaları (astım, kronik bronşit, bronşektazi, vb),
– şeker hastaları,
– bazı kan hastaları,
– AIDS’liler,
– bakım ve huzur evlerinde yaşayan ve kronik hastalığı olanlar ile devamlı aspirin kullanmak zorunda olan 6-18 ay arasındaki bebeklerdir.

– Bu kişiler hem hastalığa daha kolay yakalanırlar hem de hastalık bunlarda daha ağır ve ölümcül seyredebilir. Yaşlı ve kronik hastalığı olanlar grip olduklarında zeminde var olan hastalığın belirtilerinde bir alevlenme ve almakta olduğu tedaviye rağmen hastalığın kontrolden çıkması sık görülen bir durumdur.

Nasıl korunabiliriz?

Gripten korunmak için düzenli yaşamak, uyku ve dengeli beslenmemizi ihmal etmemek, alkol ve sigara alışkanlığımızı sınırlamak ve eğer varsa zemindeki kronik şeker, kalp, akciğer hastalıklarımızın bakım ve tedavisini usulüne göre yapmaktır. Korunma amacıyla aşılar da geliştirilmiştir.

Grip aşısı tam olarak korur mu?

Grip aşısı inaktive bir aşıdır. Tam hücre ve split tip (virusun bir kısmını yada antigenlerini içeren) olmak üzere iki tipi bulunmaktadır. Etkinlik açısından bu iki tipin bir farkı yoktur, ancak split tip aşı daha az ateşli reaksiyona neden olmakta, bu nedenle özellikle 12 yaş altındaki çocuklara önerilmektedir. Grip aşısı, her yıl Sonbahar aylarında piyasaya çıkmakta ve formülü her yıl yenilenmektedir. Aşı bir önceki yıl en çok salgın yapan üç virus suşunu içerir. Aşının koruyuculuğu değişkendir. Aşının hazırlandığı suş ile salgın yapan suş arasındaki antijenik farklılıklara ve uygulanan kişilerin immünolojik direncine göre koruyuculuk oranı %0 ile %80 arasında değişmektedir. Grip olmayı önlemese bile, hastalıktan dolayı hastanelere yatışı, zatürree ve ölüm gibi ağır komplikasyonların sıklığını azalttığı bildirilmektedir. Bazı çalışmalarda grip sonrası görülen zatürreeleri önlemede %50-60, ölümleri önlemede 80 etkin olduğu bildirilmiştir.

Aşı ne zaman yapılmalıdır?

Virüsün antijenik yapısı sık değiştiğinden bu aşılar her yıl için izole edilen virüslerden yeni olarak hazırlanmakta ve her yılın Eylül-Kasım ayları arasında tek doz olarak yapılması önerilmektedir. Çünkü aşılamayı takiben yeterli bağışıklığın oluşması için 1-2 aylık bir süreye gerek vardır. Eylül-kasım arasında yapılırsa grip salgınlarının başladığı kış ayları içerisinde bağışıklık en yüksek düzeyde olmuş olur.

Grip aşısı kimlere ne zaman yapılmalı?

Toplumdaki herkesin aşılanması hem mümkün değildir, hem de gereksizdir. Aşının 1 dozu 15.000.000 TL.’dır. Sadece gribe yakalanma riski ve grip olduğunda ölüm riski fazla olan yukarıda belirtilen kişilere önerilmektedir. Bunlara ilaveten bakım ve huzur evlerinde çalışan ve yaşlılara hastalık taşıyabilecek olan personel ile hekim, hemşire, ebe, hastabakıcı gibi sağlık personeli, evinde yaşlı, kronik hastası olanlar, toplum hizmeti gören ve insanlarla sıkı teması olup hastalık bulaştırırcısı olabilecek memurlar ve grip mevsimine isabet eden son 2.-3. evredeki gebelere de önerilmektedir. Grip aşısının 6 aydan küçük çocuklara yapılması önerilmemektedir. 8 yaş ve daha küçük çocuklar eğer ilk kez aşılanıyorlarsa, tam etkinin oluşması için en az 1 ay ara ile 2 doz aşı uygulanmalıdır. 6 aydan küçük çocuklara grip aşısı uygulanmamalıdır. Aşıların bozulmaması için karanlıkta ve 2-8 ° C’ de dondurulmadan saklanmış olmalıdır. Aşılar satın alınırken soğuk zincirle taşınmış olduğuna dikkat edilmelidir. Yoksa beklenen fayda elde edilmez.

Aşının herhangi bir yan etkisi var mıdır?

Yumurta allerjisi olanlara aşı uygulanmamalıdır. Bazen aşırı duyarlılık reaksiyonları yapabilmektedir. Uygulama yerinde 1-2 gün içinde lokal sertlik ve kızarıklığa neden olabilir. Daha nadiren uygulamadan 6-12 saat sonra ateş, halsizlik ve kas ağrıları görülebilir. Ancak bunlar 48 saat içinde kaybolur. Güvenli bir aşı olarak kabul edilmektedir.

Salgın başladığında aşı yaptırmanın faydası var mıdır?

Salgın başladıktan sonra aşılanmanın etkisi tartışmalıdır. Çünkü aşıyı takiben 2-8 haftada yeterli koruma gelişmektedir. Oysa salgın zaten bu kadar bir sürede kendiliğinden durmaktadır. Üstelik salgın yapan virüsle aşı için kullanılan virüs benzer olmayabilir. Bu durumda koruyuculuğu yoktur.

Salgın başladığında nelere dikkat etmeliyiz?

Önceden aşılanmamış olan yüksek riskli kişiler salgın başladığında antiviral ilaçlarda korunmaya alınabilirler. Salgınların sık görüldüğü kış mevsiminde ve salgın belirtilerinin görüldüğü alanlarda yaşayanlar ve bilhassa risk taşıyanlar mümkün oldukça kendilerini toplumdan, kalabalıklardan izole etmelidirler. Soğuğa maruz kalınmamalı, uykusuz kalmamaya, düzenli ve yeterli beslenmeye özen gösterilmelidir. Sigara ve alkolden uzak kalınmalıdır.

Grip aşısı yaptırması önerilen kişiler kimlerdir?

Grip olduğunda ağır geçmesi tahmin edilen kişiler
– 65 ‘ten daha yaşlılar;
– bakımevinde olup süreğen hastalığı olanlar;
– astım, kronik bronşit, kalp yetmezliği gibi süreğen kalp akciğer hastalığı olanlar;
– şeker hastalığı, böbrek yetmezliği gibi kronik metabolik hastalığı olanlar
– AIDS ve Hemoglobinopati gibi bazı kan hastalıkları gibi süreğen bozukluğu olanlar
– sürekli aspirin kullanmak zorunda olan 6ay-18 ay arası çocuklar
– İmmünosupresif tedavi alanlar,
– Yukarıdaki kişilere grip taşıyabilecek durumda olanlar
– Yukarıdaki kişiler bakan yakınları,
– bakımevi personeli;
– sağlık personeli.
Diğerleri
– Toplum hizmeti gören kişiler, memurlar,
– kalabalıklarla teması olanlar;
– Gribi ağır geçirmesi beklenen gebeler.

C vitamini almanın yararı var mıdır?

Beslenme yetersizliği ve vitamin eksikliklerinin varlığında vücut direnci düştüğünden bir çok hastalığın ortaya çıkışı kolaylaşmaktadır. Bu bağlamda vitamin eksikli olan kişilerde grip riski artmış olabilir. Ancak, böyle bir beslenme bozukluğu olmaksızın fazladan C vitamini almanın grip için yararı kanıtlanmamıştır.